Archive for the ‘Kişisel’ Category

2014 Zeytin Hasadı

Çarşamba, Ekim 29th, 2014

Bu sene zeytin erken olgunlaştı. İlk sefer Ekim ayında zeytin hasadı yapıyorum. Az önce kontrol ettim de bu sene 4. zeytin hasadım oluyor. Zaten bu sene 2 ayımı aralıksız Temmuz’da aldığımız karavanda geçirdim(Komşu arsamızda sabit kaldı). Karavanın hayatıma kattıkları ve öğrendiklerim herhalde başka bir yazının konusu olur. 2 aylık kesintisiz karavan yaşamından sonra son zamanı bitmek üzere olan karavanın ruhsatını çıkartmak, plaka bastırmak ve birkaç evrak işi için 10 gün kadar İstanbul’da kaldıktan sonra zeytin hasadı için 20 Ekim sabahı tekrar Ayvacık’a döndüm.

4 senelik zeytin hasadı kişisel tarihimde ilk sefer zeytinlerin bu kadar erken olgunlaştığına tanık oldum :). Ağustos’ta bu sene bir terslik olmazsa hasat iyi olacak denen zeytinlere terslik olmuş, kimilerine göre mantar hastalığı, kimilerine göre sinek, kimilerine göre ise kurt vurmuştu. Kimileri ise bu 3 sebebi 2 li kombinasyonlar halinde söylüyor ama sebebi bilmeyen yok :).

Zeytin için hasada işçi bulmak sırf benim için değil, buranın köylüleri için de çok kolay olmuyor. Hasada giden 1 2 köy var. Onlar da yörük köyü. Geçen senelerde bana hasada gelen işçilerden telefonunu aldığım birini aradım ve Cuma günü için söz aldım. 20 Ekim Pazartesi gece yolculuğu ile geldiğimden öğlene kadar uyuyup dinlendikten sonra, öğleden sonra biraz tuvaletin duvar işine el attım sonra da yerden zeytin topladım.

Geldiğimin ertesi günü olan 21 Ekim Salı akşamı hasada gelmek isteyen arkadaşım Cem’i Ayvacık’ten aldım. Artık bu sene hasat için kendi malzemelerimi almaya karar verdim ve Cem gelmeden önce 2 tane 6mx8m yaygı, bir uzun bir kısa sırık, 3 tarak, 7 tane keten çuval aldım.

Ertesi günü giyinip işe koyulduk.

Zeytin silkme

Yaygıları düzgün bir şekilde ağacın altına serdikten sonra aşağıda kalan uzanabildiğimiz yerlerdeki zeytinleri el ve tarakla, yukarıda kalan üst dallardaki zeytinleri ise sırıkla yaygı üzerine indirmeye başladık. Dallarındaki zeytinleri çok döken en yoğun ve toplaması zor ağaçlardan başladık. Öğle yemeği için karavana dönüş:

Karavan

Öğle yemeği molası

Öğleden sonra bizimle beraber hasad yapan komşumuz istersek merdiveni alıp kullanabileceğimizi söyledi. Hemen alıp üst dalları tarakla hasada başladık:

Merdiven üzerinden tarakla zeytin hasadı

Merdiven üzerinden tarakla zeytin hasadı

Cem’le beraber Çarşamba ve Perşembe 1 er çuval hasad yaptık ve akşamına hemen karşımızda hasat yapan komşumuzun hasatı ile beraber fabrikaya gönderdik. Durup durup yağan yağmur da bizi epey oyaladı. Teşekkürler Cem 🙂

Akşama kadar topladığımız 1 çuval hasadı komşuların hasadıyla fabrikaya gönderdik.

Akşama kadar topladığımız 1 çuval hasadı komşuların hasadıyla fabrikaya gönderdik.

Sabah aydınlanmış bile, Cem’i kaldırma vakti 🙂

dsc_0947_1_karavan_sabah

Cuma günü işçileri köylerine giderek aldım ve zeytinliğe getirdim. Burada şu gerçeği kabullenmem gerekiyor. Bir arkadaşımla benim bu hasadı yapmamız en az 1-2 hafta sürerdi. Zaten Cem’le çalıştığımız süre zarfında durup durup yağan yağmur ve rüzgardan dolayı soğuk algınlığı başlamıştı bile. Ayrıca zeytin hasattan sonra ne kadar beklerse asidi o kadar artıyor. İdeal olan hasattan sonra en kısa zamanda zeytinyağına dönüşmesi. Hasat için Cuma günü 3 kadın, 1 erkek aldım. Kadınlar yere dökülen dip zeytinlerini topluyor. Erkekler ise sırıkla veya motorla ağaçtaki zeytinlerin hasadını yapıyor. Kadınlar yerdeki zeytinleri toplarken sırıkçı İsmail’le ben yaygıları serdik. Öğlen ise Cem’i otogara bıraktım ve pazardan 7 keten çuval ve 2 tane daha 6mx8m yaygı aldım.

Zeytinlik işçiler

Zeytinlikten hasat yapan işçiler

Ağaçtaki sırık işi bittiği zaman ağaçtaki zeytinleri bir çarşaf üzerine aktarıyorduk ve ben filizleri(üzerinde yapraklar olan dal parçaları) temizliyordum.

Zeytin hasatı

 

Ağaçtan toplanılan zeytinler

Ağaçtan toplanılan zeytinler

Cuma günü epey bir hasat yaptıktan sonra Cumartesi günü hasatın tamamını bitirmek hedefi ile 2 erkek sırıkçı ve 3 kadın ile tekrar zeytinliğe geldik ama 1 saate kalmadan sıkı bir yağmur başladı ve kısa bir süre sonra işçileri geri götürmek durumunda kaldım :(. Pazar günü ise hava çalışmamıza müsaade etti ve zeytinliğin en büyük ağacı olan, buralarda koca ağaç dedikleri ağaç dışında hemen hemen hasatı tamamladık:

Zeytin hasatı, çuvallar

Zeytin hasatı, çuvallar

Pazartesi günü İsmail çok şiddetli olmayan yağış altında 2 saatte Koca ağacı silkti. Daha sonra komşumun zeytinliğinin hasadına başladı. Koca ağacın hasadı aşağıdaki fotoğrafta görülen 1.5 çuval oldu. Ben de çuvalları dikip hasatı götürmeye hazırladım.

Çuval dikme

Zeytin çuvalı dikme, Koca ağacın hasadı

İşler bittikten sonra arabamın arkasındaki koltukları yatırıp kamyonet hesabı gibi zeytin çuvallarını yükledik :). 2 seferde hasadımı anca götürebildim:

Zeytin hasatı fabrika yolunda

Zeytin hasatı fabrika yolunda

sdd

Fabrikaya inen üst zeytin hasadı

Fabrikaya inen üst zeytin hasadı

Fabrikaya inen üst zeytin hasadı, 223 nolu

Fabrikaya inen üst zeytin hasadı, 223 nolu

Bir sonraki güne üst ve dip zeytinyağını alabileceğim söylendi. Dönüşte ise Cem’le beraber topladığımız zeytinlerin yağını aldım. 2 asit harika bir yağdı. Ertesi günü karavanda hasat zamanı iyilerini/irilerini ayırdığım zeytinlerle ilgilenme imkanı doğdu. Zeytinleri çizerken önümde 2 kavanoz vardı. Birine daha fazla yeşil olanları, diğerine daha fazla siyah olanları koyuyordum. İri siyah zeytinleri ise direk tuza bastım(salamura tipi).

Çizme zeytin yapimi

Çizme zeytin yapimi

Ertesi günün akşamı (28 Ekim Salı) zeytinyağlarımı almak üzere Gülpınar’a zeytinlerimi verdiğim fabrikaya doğru yola koyuldum.

Zeytintağı fabrikasi, zeytinin girişi

Zeytintağı fabrikasi, zeytinin girişi

Fabrika oldukça temiz ve düzenli:

Zeytinyağı fabrikası

Zeytinyağı fabrikası

Ve çıkan zeytinyağı fabrikaya gelmeden önce aldığım tenekelere dolduruluyor:

Zeytinyağları tenekeye dolduruluyor

Zeytinyağları tenekeye dolduruluyor

Üstler 2 asit nefis bir yağ verdi. Kimileri burada dizem denilen 1 asidin altındaki yağları sever. Köylüler ise genel olarak dizem yağları hafif deyip çok sevmezler. Benim tercihim ise 1.5 – 3 arası asitli zeytinyağları oluyor. Tenekeleri arabaya yüklediğimde hala zeytinyağının sıcaklığı vardı. Tenekeleri dolum sırasında bir küçük parmak operasyonu ile bu harika hasadın nefis tadına baktım :). Yorucu ve harika günler sonunda 2014 hasadını da bitirmiş oldum.

Dönüşüm & Doğal Mimari Atölyesi

Pazar, Temmuz 28th, 2013

Zeytinliğimiz için toprak çuval (earthbag) kulübe yapmayı düşünürken Buğday Derneği maillerinden birinde 13-20 Temmuz 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek “Dönüşüm & Doğal Mimari Atölyesi” ilanını gördüm. Hemen kayıt olup Merve ile yazışarak gerekli bilgileri edindim. 13 Temmuz Cumartesi Güzelçamlı’dan yola çıkarak atölyenin yapıldığı  Bayramiç Yeniköy’e vardım. Yol üstünde Çan’daki arkadaşım Ahmet’e uğradım, sohbet ettik. Ayrıca Balıkesir-Edremit yolundan sapıp Balya üzerinden geldiğim Kaz Dağları içinden geçen rotanın harika olduğunu da not düşmeliyim. Geldiğimde akşam saatleri idi ve daha önceden başlanmış bir oyunun sonuna yetiştim. Çadırımı kurup insanlarla tanışmaya başladım. Gözlemlerime göre insanların büyük kısmı daha önceden bir şekilde birbirleriyle tanışıklığı olan insanlardı ama süreç içerisinde herkes bir samimiyet geliştirmeye başladı. İnsanların çoğu ortak bir lisanda! konuşuyorlardı. Hem fotoğraf çekip hem de çalışmak zor. Çünkü çalışmanın büyük bölümünde eller, ayaklar oldukça kirli bir hale geliyor. Atölye’nin dönüşüm kısmıyla ilgili oyunlara dair bir fotoğrafım yok. Atölyenin olduğu bir haftalık süreçte toprak, su, hava ve ateş elementlerine dair topluluk oyunları oynandı. Kişisel tercihim hava oyunu oldu :). Ayrıca aralarda Deprem, Yerel Mimari, Doğal Yapı Nedir, Permakültür vb seminerler verildi. Gerek öğrendiklerim, gerek tanıdıklarım açısından son derece verimli ve keyifli bir atölyeydi.

Atölye’deki çalışma alanımız:

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_dsc01271

DSC_0131

 

 

Ahşap karkaslar üzerinde çalışma yapıldı.

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_dsc01273

 

 

İlk çalışma saman balyaları ile yapıldı:

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_saman_dsc01276

 

 

Temeli de taş-sıva ile yapan ustamız gerekli yerlerde ahşap kalıplarla destek verdi:

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_ahsap_karkas_dsc01281

İlk saman balyaları önceden hazırlanmış kalıpların arasına yerleştirildikten sonra:

 

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_dsc01282

 

 

Kerpiç tuğla hazırlama:

dogal_mimari_atolyesi_kerpic_tugla_dsc01285

dogal_mimari_atolyesi_kerpic_tugla_dsc01288

dogal_mimari_atolyesi_kerpic_tugla_dsc01289

 

Bir öğle arası:

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_kerpic_tugla_dsc01295

bayramic_yenikoy_toplanti_salonu_dsc01299

Atölye sırasında yapılan seminenerlerden biri:

DSC_0095

Çalışma alanı:

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_dsc01302

 

 

Fırında demlenen ekmekler:

bayramic_yenikoy_firinda_ekmek_dsc01309

 

 

Şerbetli saman( Slip-Straw / Light Clay) hazırlama:

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01386

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01383

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01390

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01392

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01397

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01401

 

Şerbetli saman daha sonra duvar için hazırlanmış kalıba dökülerek sıkıştırılıyor:

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01311

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_serbetli_saman_dsc01321

dogal_mimari_atolyesi_serbetli_saman_dsc01316

 

 

Saman balyası duvarları ilerliyor:

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_dsc01319

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_dsc01312

 

Çalışma ortamımızın içindeki tasarım harikası motor:

 

 

dogal_mimari_atolyesi_motosiklet_dsc01337

 

 

 

Sıva hazırladığımız havuzlardan biri. Sıvayı hazırladığımız toprağı çalışma alanımıza yakın bir alandan kazmalarla çıkartıp, küreklerle römorka koyarak çalışma alanına getirdik. Hemen her hazırlık el ayak yapımı 🙂

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_siva_havuzu_dsc01340

 

Samanlar:

dogal_mimari_atolyesi_saman_dsc01343

dogal_mimari_atolyesi_saman_dsc01359

 

Sosis duvarda ağır işçilikleriyle ünlü Efe ve patronumuz Cengiz (purolarıyla en patron görünenimiz Cengiz):

dogal_mimari_atolyesi_sosis_duvar_dsc01366

 

 

 

Sosis duvar:

dogal_mimari_atolyesi_sosis_duvar_dsc01518

dogal_mimari_atolyesi_sosis_duvar_dsc01538

 

Sıvanın tutması için ahşap üzerine keserle vurularak girinti çıkıntı oluşturuldu.

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_dsc01379

 

Ayrıca mesh denilen baklava şeklinde tellerle ahşapların üstü kapatıldı ki sıvayı daha güzel tutabilsin:

dogal_mimari_atolyesi_mesh_dsc01416

 

Sıva hazırlama ritüelleri:

dogal_mimari_atolyesi_siva_dsc01404

dogal_mimari_atolyesi_siva_dsc01409

dogal_mimari_atolyesi_siva_dsc01439

dogal_mimari_atolyesi_siva_dsc01444

dogal_mimari_atolyesi_siva_hazirlama_dsc01424

dogal_mimari_atolyesi_siva_hazirlama_dsc01425

dogal_mimari_atolyesi_siva_hazirlama_dsc01433

Viktor’un (Buğday Derneğinin kurucusu) anısına asma yapraklarında helva dağıtıldı:

DSC_0119

DSC_0114

Viktor’un ambarındaki yerel tohum örnekleri:

DSC_0126

Bu tarladan başak topladık. Hafta içinde gruplara ayrılıp bu arsa üzerinde 3 doğal ev tasarımı yapmamız söylendi:

DSC_0112

Gün batımında günebakanlar:

dogal_mimari_atolyesi_gunebakan_dsc01497

dogal_mimari_atolyesi_gunebakan_gun_batimi_dsc01486

 

Bir öğle arasında kınalı dövme yapımı:

dogal_mimari_atolyesi_kina_dovme_dsc01471

 

Saman balyası duvarımızı yiyen çapulcuları suç üstü yakaladım. Sabaha yumurtalarını vererek, verdiği zararları karşıladılar:

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_dsc01456

 

Kuzeye bakan saman balyası banyo duvarları arasına konulmuş pencere kalıbı:

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_dsc01529

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_pencere_dsc01541

 

 

İkinci kat sıvası çekilmiş saman balyası duvarı. Bu sıvanın içine ekstradan kireç katıldı:

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_ilk_kat_siva_dsc01463

Bu alan camla kaplanarak, sıvalar ve boya bittikten sonra içerisinin gözükmesi sağlanacakmış. Bence çok iyi bir uygulama. Hatta bence her odaya yapılması lazım. Belki sıva katmanlarını göstermek için de benzer alanlar açılabilir…

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_doku_goruntusu_dsc01540

Akşam saatlerinde bahçe avlusu:

bayramic_yenikoy_dogal_mimari_atolyesi_dsc01504

 

Burda alt tabakada kob duvar örneğini denedik. Üzerine de kerpiç tuğla ördük.

dogal_mimari_atolyesi_kob_ustu_kerpic_dsc01543

 

 

Şık Şıkı (Wattle and Daub):

DSC_0134

dogal_mimari_atolyesi_sik_siki_wattle_and_daub_dsc01537

 

Bayramiç Yeniköy Doğal Mimari Atölyesi:

dogal_mimari_atolyesi_saman_balyasi_siva_dsc01533

 

Çalışma alanında toplu fotoğraf çekimi:

 

DSC_0129

 

Çalışma Alanından Videolar:

DÖNÜŞÜM & EKOLOJİK MİMARİ ATÖLYESİ 2013 – 1:

DÖNÜŞÜM & EKOLOJİK MİMARİ ATÖLYESİ 2013 – 2:

DÖNÜŞÜM & EKOLOJİK MİMARİ ATÖLYESİ 2013 – 3:

 

Benim için oldukça anlamlı ve verimli geçen bu atölye çalışmasındaki herkese teşekkür ederim.

 

 

 

 

Ahşap Ev Montajı

Salı, Mart 5th, 2013

Bu haftasonu ve Pazartesi günü 6 arkadaş zeytinliğimizin hemen karşısında bulunan zeytinliğe, demonte ahşap ev kurulumuna gittik. Drenajlı su basmanları yapılmış, tuvaletin su basmanının altına foseptik güzelce açılmıştı.
Biz Bademli’ye vardığımızda öğlendi fakat ahşap evin akşam geç saatlerde geleceğini öğrenince briketlerle tuvaleti yapmaya giriştik.

Elimizdeki briketleri bitirinceye kadar çalıştıktan sonra nakliyeyi bekledik ama nakliye hava karardıktan sonra geldi. Arabalarımızla ışıklandırma yaparak ahşap evin parçalarını indirdik. Pazar sabahı ilk işimiz aynı parçaları gruplandırarak  montaj kitapçığındaki kodlarla beraber etiketlemek oldu.

Zemin çıtalarını çakıp gönyeledikten sonra montaj kitapçığına bakarak evi monte etmeye başladık. Tabii ki bütün parçalar muntazam ve hasarsız değildi ama uğraşarak evin kaba montajını bitirdik. Daha sonra da çatıya ziftli kağıt ve üstüne ondulin döşedik.

Kapı ve pencerelerin de montajını yaptıktan sonra bayanlar eve şeffaf ahşap koruyucu sürdüler.

Evin manzarası:

En son kapıya kilit vurup İstanbul’a döndük.

 

 

Hepsiburada.com siparişiniz iptal edildi

Cumartesi, Eylül 29th, 2012

Daha önceki deneyimlerime istinaden mümkün olduğunca hepsiburada.com dan alışveriş yapmamaya gayret göstersem de aradığım güneş gözlüğünü burada daha uygun fiyata bulunca buradan sipariş verdim.
Tam olarak: “Sun, Sep 23, 2012 at 12:12 AM” tarihinde verdiğim güneş gözlüğü siparişi perşembe hala tedarik sürecinde gözükünce kendi sayfasında sorular bölümünden bilgi almak için talepte bulundum. Bilgi talebinde bulunduğumun akşamı tedarik edilecektir vs cevap geldi. Cuma günü hala tedarik sürecinde gözüktüğü için hem soru hemde çağrı merkezini arayarak ürünün tedarik edilip edilemeyeceğini, edilecekse ne zaman tedarik edileceğini öğrenmek istediğimi söyledim. Sonuçta yapılacak şey tedarik firmasına bir telefon edilerek ilgili ürünün tedarik durumunu öğrenip bana geri dönmek. Cuma günü hepsiburada.com dan gelen mailde “Ürününüzün stoklarımıza girişi sağlanabilmesi için gerekli önlemler alınmış olup sitemiz üzerinde belirtilen teslimat süreci (1-7 iş Günü Cumartesi/Pazar Hariç) içerisinde ürününüzün tedariği sağlanarak kargoya teslim edilecektir.” yazısnı içeren bir cevap yazısı vardı. “Oh be!” dedim, adamlar geçte olsa teslim edecekler. Ve az önce gelen mail de aşağıda. Tedarik edilemeyeceğini öğrenip bilgilendirilmem 6.5 normal 5.5 iş günü tutmuştu. En azından iyice kışa kalmadan yeni gözlük sipariş edebilmem için bana vakit verdikleri ve bir kere daha bana müşteri hizmetleri(?)  kalitelerini(?)  hatırlattıkları için hepsiburada.com a canı gönülden teşekkür ederim!

Güncelleme (01.10.2012):
Bugün sabah itibari ile hepsiburada.com müşteri hizmetlerinden gelen mail:
> Merhaba,
> Talebiniz üzerine siparişiniz iptal edilmiştir.
> Saygılarımızla,

Oysa benim siparişin iptali ile ilgili bir talebim olmadı… Bunu az önce müşteri hizmetlerini arayakta teyit ettirdim(yanlış birşeyler yazılmış olabileceğinden şüphelendiğim için). Tebrik ederim, gerçektenten de trajikomik bir hizmet anlayışı…

 

23.09.2012:
Hepsiburada.com Sipariş Onayı
Hepsiburada.com’a göstermiş olduğunuz ilgi ve güvenden dolayı teşekkür ederiz!

28.09.2012:
[#HPZ-XXX]: Tedarik Süresinin öğrenilmesi
Siparişiniz onaylanmış olup ürününüz tedarik sürecindedir. Ürününüzün stoklarımıza girişi sağlanabilmesi için gerekli önlemler alınmış olup sitemiz üzerinde belirtilen teslimat süreci (1-7 iş Günü Cumartesi/Pazar Hariç) içerisinde ürününüzün tedariği sağlanarak kargoya teslim edilecektir.
Ürününüz kargolandığında üyeliğinizde belirttiğiniz cep telefonunuza sms ve e-posta adresinize mail olarak bilgi verilecektir.
Saygılarımızla.

29.09.2012:

Sayın Baris Efe
Alışverişlerinizde hepsiburada.com’u tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.
23.09.2012 tarihinde vermiş olduğunuz 6XXX numaralı sipariş iptal edildi.
Sizi hep aramızda, hepsiburada.com’da görmek dileğiyle.

Hisarönü Bördübet Koyları

Perşembe, Eylül 6th, 2012

Dayım Fahri ve arkadaşımız Halil Abi ile Hisarönü ve Bördübet Koylarında yaptığımız geziden fotoğraflı notlar:

Arabada 3 kişi, 3 metrelik bot, motor, kamp malzemeleri, kişisel eşyalarımız vs:

İnbükü Kampı, Emel Sayın Koyu:

İnbükü Kampı, kamp alanımız:

İnbükü Kampı sahili:

İnbükü Kampı:

Hisarönü Koyu:

Botla uğraşırken:

Datça, Hisarönü Koyu bot gezisi:

Hisarönü koyunda yol olmayan bir mini koyda bulduğumuz ağaç ev:

Bördübet Koyunda Amazon Kampinge giderken:

Bördübet Koyu:

Bördübet Koyu. Az sonra botumuzu şişirip gezmeye/balığa çıkacaz:

Bördübet Koyu Yedi Adalar mevkiinde yakaladığım mercan:

Bördübet Koyu, Yedi Adalar mevkii:

Begonvil

Salı, Ağustos 28th, 2012

Bugün ektigim begonvil:

image

Domates ve Biber Kurutma

Pazartesi, Ağustos 27th, 2012

Bu sene kurutmaya bıraktığım domates ve biberler:

image

image

image

Datça’da bot sefası

Pazar, Ağustos 12th, 2012

Uzun süreden beri takip ettiğim deniz botu motor ikilisini aldıktan sonra Datça’da ilk sefer şişirip deneme fırsatı buldum.

Önce kaldığımız İnbükü mesire yerinde daha sonra Ovabükü’nde koylara girip çıkma keyfine vardık.

 

Zeytin Hasadı – Olgun Hasat

Perşembe, Kasım 24th, 2011

Erken hasadımızı yapalı yaklaşık aradan 1 ay geçti ve bu sefer olgun hasat yapmak üzere tekrar zeytinliğimizin olduğu Ayvacık yollarına düştük. İstanbul’dan sabah 4 gibi yollara düştüğümüzden öğlen olmadan Ayvacık’a vardık. Ayvacık’tan hasadımız için 2 yaygı, 3 tarak, taraklar için 2 sopa, 1 uzun sırık ve 2 çuval aldık(Keten çuval bulamadık, bitmiş). Motelimize gidip öğle yemeği yedikten sonra yola beraber çıktığım dayımla ilk ağacın hasadına başladık.

Öğleden sonra acemilik ve yolun yorgunluğu ile 1.5 ağaç silkebildik(buçuk önceden erken hasat için bir kısmını topladığımız ağaçtan geliyor).

 

İkinci gün motelde çalışan sevgili Mecbure teyzemizin ve Haşim’in yardımı ile zeytin hasadı yapan işçileri ayarladık. 4 kadın ve 2 erkek işçi ile hasada başlandı. Erkekler aşağıdan veya ağaca çıkarak sırıklarla zeytinleri düşürüyor kadınlarsa yaygıları serme, yaygılardan zeytinleri toplama ve yere düşmüş zeytinleri toplama işlerini yapıyorlardı.

 

 

 

 

 

 

Dere kenarı ve çeşmeye yakın yerlerde nispeten daha fazla zeytin varken ortalardaki ağaçların bazılarında hiç zeytin yoktu. Bazılarında ise seyrek ve olgunlaşmamıştı. İşi bilen işçilerin yardımı ile yoğun geçen bir günlük çalışma ile hasadı tamamladık. Bu işi çocukluğundan beri yapan işçilerle beraber önceden neleri doğru ve yanlış yaptığımı da öğrenmiş oldum. Toplam 5 çuval zeytin topladık:

Kamyonetle Mecbure teyzelerin zeytinleri ve işçiler götürüldükten sonra bizim zeytinleri araca yükleyecektik. Böylece sabaha ilk iş olarak hasadımızı fabrikaya götürecektik. Araba ile beraber getirdiğim portatif sandalye üzerinde denize karşı keyif yaptım:

Hava karardıktan sonra kamyonet geldi ve 5 çuvalımız kamyonetlere yüklendi. yaklaşık 100 kilo ağırlığındaki çuvallar bir ucundan iki kişinin tuttuğu demir bir çubuk yardımı ile kaldırılıyormuş…

Ertesi gün erken saatlerde zeytinlerimizi fabrikaya indirdik. Çuvallarımız zeytinyağı üretiminin ilk adımı olan zeytinlerin döküldüğü yere boşaltıldı.

 

Aradan yaklaşık 2 saat geçtikten sonra yağımız çıktı:

Ve en son tartım işlemi:

Zeytinin en son prinası(posası) arkada bir boşluğa atılıyor:

En son tenekelere doldurduğumuz yağları arabaya koyup Istanbul’a dönüş yoluna koyulduk:

Böylece uzun zamandan beri beklediğim zeytin hasadı bitmiş oldu. Çok güzel duygularla İstanbul’a döndüm.

Zeytin Hasadı – Ayvacık

Pazartesi, Ekim 31st, 2011

Uzun zamandan beri beklediğimiz zeytin hasatı için ilk işaret geldi ve biz de zeytinliğimizin ilk hasadı için yollara düştük. İlk olarak güzeller güzeli  motelimize yerleştik(Aynı zamanda komşularımız).

Zeytinliğimizi gezdiğimizde 2 dönümlük araziye yayılmış 55 ağacın veriminin ağaçtan ağaca çok değiştiğini gözlemledik. Kimilerinde hemen hiç zeytin yokken özellikle yağmur sularının aktığı su yatağı ve çeşmeye yakın ağaçların veriminin iyi olduğunu gördük. İlk gün yere düşmüş dip zeytinleri toplamakla işe başlamaya karar verdik.

Arazideki kimisi dikenli olan yaban otları epey fazla olduğu için yerdeki dip zeytinlerini toplamak oldukça zahmetli oldu. Havanın karardığı 18:30 saatlerine kadar bir miktar dip zeytinini topladık.

İkinci gün Cumartesi erken saatte kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra çeşmeye en yakın ağaçtan başlayarak işe koyulduk.

 

 

 

 

 

İlk olarak elle toplayıp sepete atarak başladık. Daha sonra yaygı gelene kadar piknik örtümüzü serip üzerine atmayı denedik.

 

Sonra komşumuzdan yaygı, tarak, sırık alıp onları kullanarak zeytin toplamaya devam ettik.

 

 

 

 

 

Öğlene doğru arkadaşlarımız Özgür ve Furuzan gelip yardım ettiler.

 

 

 

Özellikle olgun yeşil zeytinlerin bir kısmını kırıp yemelik zeytin yapmak için ayırdık.

 

Zeytinler hasır sepette çok güzel duruyor.

 

Toplanan zeytinleri en son çuvala döktük.

 

Ve sonra ilk taşıyabileceğimiz kadar dolu olan çuvalı arabaya taşıdık.

 

Üçüncü gün Pazar İstanbul’a döneceğimiz için sabah erken kalkıp öğlene kadar çalışıp ondan sonra topladığımız zeytinleri fabrikaya götürüp yağ yaptırmayı planlıyorduk.

Sabahın erken saatleri dalında zeytinler:

 

Öğlene kadar çalışıp topladığımız zeytinleri 3 tane çuvala dağıtarak arabayla Gülpınar’daki zeytin fabrikasının yoluna düştük.

Gülpınar’a vardığımızda bize söylenen fabrika o gün için çalışmadığını söyledi. Biz yağımızı alıp gitmek için çok heyecanlı olduğumuzdan diğer fabriları da gezdik. Diğer 2 fabrika da çalışmıyordu. Çalışan fabrika ise sırada başka zeytin olduğu için bize yağımızı 5 6 saat sonra teslim edebileceğini söyledi. Biz de yağımızı komşumuzun bıraktığı fabrikaya bırakıp bir sonraki gelişimizde onlardan almaya karar verdik.

 

 

Zeytinleri fabrikada aktarınca toplamda 1 + ceyrek cuval anca doldu. Toplam 125 kilo toplamışız. Fabrika için ufak ama bizim için büyük bir miktardı 🙂

 

Bu hasat eşim Güzide ve benim ilk hasadımızdı. Önemli bir deneyim edindiğimize inanıyorum. Normalden erken olduğu için erken hasat olarak geçiyor. Yağ oranı düşük ama asidi ve aroması ile çok değerli bir yağ olduğu söylenir. Acemilik, işi öğrenme, bazı aksaklıklar, malzeme temini derken iyi ürün vermiş sadece 3 ağacımızdan zeytin toplayabildik fakat işin gereksinimleri, zor ve kolay yanları vs üzerine bir miktar tecrübe edindik. Hepsinden önemlisi birbirinden güzel günler geçirdik.