11. Tarsus Niğde Nevşehir Kırşehir İstanbul
 Pozantı otobanından geçtikten sonra uzun kamyon konvoylarını dikkatlice geçip Niğde'yi gördüm.
|
 Sonrasında da Nevşehir'den geçtim. Burası Nevşehir kalesi.
|
 İç Anadolu'nun uzun ince yolları. Her yer sararıyor birden.
|
 |
 Niğde içine girmeden minik bir mola veriyoruz.
|
 Yolda Nevşehir'deki yeraltı şehrine uğradım.
|
 Kırşehir'deki Ahi Evran Camii
|
 |
 Kırşehir'de Neşet Ertaş'ın babasının önünde otururken heykeli.
|
 25 gün aradan sonra Kırşehir'den sabah erken saatlerde İstanbul'a varmak üzere yola çıktım. Havanın yağmurlu olacağını biliyordum. Yağmur beni Ankara'da yakaladı. Yol boyunca üşüdükçe durup üzerime birşeyler daha giydim. Bir ara otobanda durup bir park yerinde yemek yiyip dinlendim.
|
 Bolu'ya geldiğimde yeşillikler içinde zaman zaman siste gözüküyordu. Ama sis geçtiğim yollar üzerinde yoktu.
|
 |
 Bolu'ya gelene kadar kaç tane yağmurlu, sağanak veya kuru bölgeden geçtim bilmiyorum. Yol kuru iken bir anda yağmur başlıyabiliyor veya sağanağa çevirip sonradan tekrar durabiliyordu. Zaman zaman kapayan havada görünürlüğümü arttırmak için karayolu işçisi yeleğimi de giymeyi ihmal etmedim :).
|
 Ayakkabım dışında diğer tüm kıyafetlerim yağmura karşı dayanıklı idi. Otobanda kuru yerlerde gazı biraz fazla açınca yakıt tüketimim oldukça arttı: 5.5. Normalde 110 120 yi geçmezsem yakıt olarak 100km de 4.5 ila 5 lt arasında benzin tükettim. Yakıt olarak 95 oktan kurşunsuz kullandım. Yalnız Ankara'dan aldığım bir benzinle bir ara gazı köklememe rağmen 120km yi geçemedim. Gezim boyunca ortalama 80 ila 110 km seyir hızlarında seyrettim. Otoban kısmında eğer kuru ise (yağmur yağmıyor ise) bu hızların üstlerinde seyrettiğim oldu.
|
 Sonunda 25 gün, yaklaşık 3800km, yeni insanlar, yerler ve süper anılarla İstanbul Bayrampaşa daki malikaneme(!) geri dönüyorum. Üzerimde bir hayalimi daha gerçekleştirmemin haklı mutluluğu ve gururu var. Büyük veya küçük hayal edip imkanlarımız ölçüsünde peşinden gitmek gerek. Büyük veya küçük, mühim olan yaptıklarımızdan aldığım mutluluk ve haz.
Her gün bir yerden bir yere göçmek ne iyi. Her gün bir yere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
Mevlana
soru ve yorumlarınız için bana barisistanbul at gmail.com dan yazabilirsiniz.
|